Nizamülmülk’ün Haşhaşi korumasının hançeriyle ölmesinin ardından Ömer Hayyam’dan da 10.000 dinar indirdi; Ömer Hayyam, kırılacağından endişelenerek bir şehirden diğerine okuyup yazarak araştırmalarına devam etti ve hayatına onunla devam etti. yerel vali ve Sudan’ın desteği. Yazdığı Rubaiyat kitabını asla bırakmadı ve sadık yardımcısı Ermenistan Vatan ile tamamladı. Ancak bir gece uyuduklarında Hasaşilerin cesedi “Rubaiyat” ı bir gölge gibi Alamut İmamına götürdü. Ancak Hayyam, kitabı Ermeni savunucusu Vartan gibi korudu. “Rubaiyat” Alamut’a gelince, Hasan Sabbah, Ömer Hayyam’ın bu kıymetli el yazmasının önemini biliyordu ve bu kitabı binlerce kütüphaneye koymadı. Duvarda gizli bir delik açıp deliğe koydu. Hasan Sabbah’ın haşhaş yandaşları ve militanları birçok şefi, Veziri ve muhalifi öldürse de katil değil, katildi.Bin yıldan beri, her türlü terör ve vahşetin timsali olmuş, günümüzde bile vahşetin darbımeseli halinde söylene gelen Haşhaşiler, binli yıllarda 150 yıldan fazla suikast, katliam, soygun gibi olaylarla insanlara korku ile hükmetmiş, tarihin en büyük terör örgütüdür. Yüzyıllar boyu, katliam yapan bütün terör v gizli örgütler, “Haşhaşi bunlar Haşhaşı” diye kötüye örnek, misal olmuşlar.

İsmailî düşüncesinin kutsal mekanı olan Alamut Kalesi, XI. ve XIV. yüzyılları arasında birçok hükümdarın korkulu rüyası olmuştur. Alamut efsanesi tam olarak 1090 yılında, ünlü İsmailî komutanlarından biri olan Hasan Sabbah tarafından kalenin satın alınarak ele geçirilmesiyle başlar.

Günümüzün Başbakanı-Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan bile önce canciğer birlikte kumpaslar hazırlarken, araları açılınca, Fetullahçı-Cemaatçiler için “Haşhaşi bunlar haşhaşi” diye bağırıyordu. Bin yıl önceki Türk vezirlerine, devlet adamlarına kök söktüren, katleden Haşhaşiler, böylece günümüzün başka bir Türk lideri tarafından anımsanıyordu. Bu terör örgütünün yaşadığı yer, Alamut Kalesi diye anılan, şimdiki İran’ın Hazar Denizi kıyılarında, şimdilerde halen kalıntıları bulunan Elburuz Dağları’nın zirvesinde kartal yuvası gibi sarp bir yerde bulunuyordu.

Haşhaşilerin lideri Hasan Sabbah, burayı bir derviş kılığında yörenin valisinden 3000 altına satın alınca, orayı dış dünyadan yalıtlamak, düşmanlarının sızmasını önlemek için giriş geçitlerini kapattı, görülmemiş bir tahkimat yaptı. Öylesine kartal yuvası gibi bir yerdi ki, binlerce düşman askeri de gelse, Alamut Kalesi’ne teker teker girmek zorunda idi.  Kaleyi kuşatacak düşman askerleri suyu keser endişesi ile suyu, çevredeki derelerden almıyordu. Alamut içinde dağları delerek öylesine görülmemiş su sarnıçları yerleştirdi ki yüzlerce müridi ve hizmetkârları asla su sıkıntısı çekmiyorlardı. Yıl içinde yağan kar, yağmur sularını bu dev sarnıçlara yerleştirilip stoklanıyordu. Hasan’in inzivaya çekildiği büyük odada, görenlerin şaşıp kaldığı, boşaldıkça dolan ve doldukça suları asla taşmayan “mucize havuz”u vardı.

Böylece Alamut Kalesi’ni tahkim eden Hasan Sabbah, kalesine çekilmiş ve bir daha oradan hiç ayrılmamıştı. Sabah akşam, yıpranmış ama asla değiştirmediği bir hasırın üzerinde oturur, öğretir, yazar ve fedailerini düşmanın peşine salardı. Hasan Sabbah’ın evi, tek penceresi bir uçuruma açılır, kale içinde kale idi.Erzak için de, Büyük İmam (müritleri öyle anardı), içinde yağ, sirke, bal muhafaza edilen kuyular açtırdı. Yiyecekler, kuru yemişler, kuzu yağı, kavurma, arpa stoklamayı ihmal etmedi. Bu hazırlık ve tahkimat, önce kış aylarının çok sert geçtiği yörede, kuşatmacıların dayanma gücünü aşıyordu.

İşte öylesine bir sarp, yalçın bir sığınak yapınca, insanları, köy köy, şehir şehir propaganda, baskı ve terörle kendine bağladı. Kanlı kinli, adam kestikleri halde, dünyanın en vahşi terör gruplarından IŞİD e nasıl ki, günümüzde bile insanlar kadınlar, kızlar, gençler gönüllü katılıyorsa, o devrin insanları da, öleceklerini bilseler bile Haşhaşilere fedai olmaya gönüllü idiler. Fedaileri öylesine sıkı bir eğitimle yetiştirmişti ki, haşhaş yağı ile de efsunlanan militanları göz kırpmadan insanı öldürüyorlardı. Onun fedaileri Büyük İmam öğretileri ile daima ölmeye hazırdılar, şehit olmakla cennetin kapılarını açtığına inanmışlardı. Öldürülecek kişi fedaiye bildirilmiş, gösterilmişse, Haşhaşi militanı mutlaka o kişiye bir biçimde yaklaşır, tek darbede muhatabını, kalbine veya şah damarına sapladığı hançeri ile öldürür. Kendisi parçalanarak öleceğini bildiği halde kaçmaz, orada parçalanarak ölmeyi bekler, çünkü o cennete gideceğini biliyordu! İşte bundan dolayı yöre halkı Haşhaşilerden korkuyor ve onlara saygı ile biat ediyorlardı.

Sabbah’ın ve bütün Haşhaşilerin tek amaçları vardı, Sunni Türk Selçuklu beylerini, sultan ve vezirlerini suikastla öldürüp, Türk Selçuklu devletini yıkmaktı. Çünkü Nizamülmülk, Selçuklu Sarayında çalışırken Hasan Sabbah’a tuzak kurmuş, Melikşah karşısında onu güç durumda bırakmış, hakkında idam kararı çıkmasına neden olduğu için, Hasan, Selçuklu vezirlerine, devletine düşman olmuş, onları yok etmek, yıkmak için terör ve suikastlara başlamıştı. İşte Haşhaşiler, Hasan Sabbah başkanlığında bu kin ve intikam için örgütlenmişlerdi. Alamut’ta kaleler, yapılar arasında gizli tüneller, geçitler vardı.

Haşhaşiler, militanları, müritleri sadece Alamut’da değil, çevre, köy ve şehirlerde uyuyan,  tebdili kıyafetle dolaşan gizli adamları da vardı ki, onlar her yıl çoğalıyordu. Alamut çevresindeki her türlü gelişmeler, posta güvercinleri ile anında Alamut imamına iletiliyor, haberdar ediliyordu. Böylece çevresine hükmeden Hasan Sabbah ve müritleri, Doğu’ya da Batıya korku salıyor; her İslam kentinde yüksek görevliler öldürülürken Haçlılar da önemli kayıplar vermişti.

Terör bir bakıma Alamut’da da vardı, sıkıyönetimden beter bir disiplin altında idi, müritleri. Alamut’un Büyük İmamı (Sabbah) müminlerin her saniyesini kendisi düzenlemek istiyordu. Ne kadar çalgı aleti varsa yasaklanmıştı; en küçük bir kaval derhal ateşe atılırdı. İçkinin cezası daha ağırdı.

HASAN SABBAH KENDİ OĞLUNU BİLE ADALET İÇİN KATLETTİRDİ
Hasan’ın öz oğlu, bir akşam babası tarafından çakır keyif yakalanınca, ölüme mahkûm edilmişti; annesinin yalvarmalarına karşın, ibret olsun diye sabaha karşı kafası uçurulmuştu. Hiç kimse, tek bir yudum şarap içemez olmuştu.

Hasan’ın adalet hızlı işliyor, etkisi çabuk oluyordu. Hasan’ın ikinci oğlu, bir adam tarafından suçlanmış, eğrisi, doğrusu araştırılmadan, Hasan Sabbah ikinci oğlunun da kellesini uçurmuştu. Birkaç gün sonra, gerçek suçlu itiraf etmiş, o da kellesini vermişti.

Alamut’un Büyük İmamı Hasan Sabbah’ın, adaletini ve tarafsızlığını göstermek için, oğullarının öldürüşünü örnek gösterirler; böylece bir ahlak timsali olduğundan, çevre halkı hayran kalır ve ona koşa koşa biat ederlerdi. Yine bazı kaynaklar, idamların hemen ertesi günü karısı ve kızlarının buna karşı çıktıklarından, Hasan’ın onları Alamut’dan kovdurduğunu yazarlar.  Hasan Sabbah böylece dünyadan elini ayağını çekmiş, çevresinden kopmuş, çevresine bir taş ve korku duvarı örmüştü.

İnsanları başına kurşun sıkarak, boğazını keserek katliam yapan IŞİD cıların ataları hemen hemen aynı topraklarda Haşhaşilerdi.

Ama o yalnızdı, dünyada ender bulunan muhteşem kütüphanesinde okuyor, yazıyordu, ama sıkılıyordu. Eski dostu Ömer Hayyam’a mektup göndererek Alamut’a davet etti. Ona, “burada korunursun, bakılırsın, hiçbir yerde göremeyeceğin kütüphanemde çalışırsın, muazzam bir kütüphane kurdum, burada rahat çalışır, yazar, araştırma yaparsın”.

By admin

kocaeli escort şişli escort şişli escort bayan ataşehir escort beylikdüzü escort escort ankara escort ankara escort izmir escort bayan izmir escort cialis istanbul evden eve nakliyat kartal escort pendik escort bayan izmir escort jigolo istanbul escort bayan maltepe escort istanbul escort bahis siteleri mobilbahis bets10 canlı bahis siteleri jojobet canlı bahis siteleri canlı bahis siteleri canlı bahis siteleri casino siteleri konya escort adana escort türkçe altyazılı porno adana escort mersin escort mersin escort türkçe altyazılı porno hd porno izle türkçe altyazili porno izmir escort escort bodrum escort türkçe altyazılı porno bodrum escort bayanlar bodrum escort kızları bayan bodrum escort porno izle bodrum escort escort bayan bodrum escort porno izle hd porno escort bayan türkçe altyazılı porno türkçe altyazılı porno Adana Escort
Antalya Escort
Antep Escort
Denizli Escort
Bursa Escort
İzmir Escort
Konya Escort
Malatya Escort
Mersin Escort
Ankara Escort
sakarya escort türkçe altyazılı porno türkçe altyazılı porno maltcasino grandbetting betnano mroyun mersin escort